metin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2015 Pazar

..Karma..

Derin bir yola daha çekti bu hafta yaşam beni.. Daha doğrusu tüm ailemi.. Tam 3 yıldır her sabah beslediğimiz kumrularımız kızımız Şimal'in odasını tercih etti doğum için.. Ve dün ilk kez gece de dahil olmak üzere dişisi bizimle kaldı. Sabah eşi bir uğradı bir kaç dal daha getirip, karnını doyurup gitti. Bu arada ben yatağı salona taşıdım haliyle.. Cam daima açık kalsın diye de önüne sandalye koyduk.. Velhasıl kelam; BİNŞÜKROLSUN ki burada yine güzel şeyler olmakta.. Sanırım bir ay kadar odayı temizleyemeyeceğim.. Belki yumurtlama olayından sonra hiç girmeyeceğiz.. Bu MUCİZEVİ serüveni sizlerle de aşama aşama paylaşacağım kısmetimizde varsa.. Umarım herşey yolunda gidecek ve dostlarımız yeni bebeklerine kavuşacak, onları (Tanrım!Düşünebiliyor musunuz?!) bizim evimizden uçuracak.. Bin MAŞALLAH ile.. Harika ama olağanüstü bir Pazar gününden hepimize MERHABAlı GÜNAYDIN diliyorum.. Ben, biz ve kumrularımızdan gönül dolusu SEVGİyle..



İnstagram'dan takip etmek istersen; @perran_ca ..

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 



P.〽elisa..


..Yüreğinde sızım kalır!..

 

Ve zırhımdır benim kabuğum.
Dokunduğum her yerde izim kalır.
Dudağında tuzum kalır.
Kulağında sözüm kalır.
Olmaz deme, olur!.
Kalbimi açmışsam sana.
Ve dokunmuşsan bana.
Kırma!..Koru onu.
İyi bak..İncitme!.
Ah etmem incitsen de.
Antenlerimi çeker giderim.
Yüreğinde sızım kalır!.


İnstagram'dan takip etmek istersen; @perran_ca ..

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 



P.〽elisa..












14 Nisan 2015 Salı

~Bir fincan SEVDAn var mı?..

Çıkıp gelsem bir gün kapına.
Yosun koksa her yanım.
Ve yüreğimde bir hançer yarası, tuza bulanık.
~Denize düştüm ama yılana hiç sarılmadım.. desem.
Üşüdüğümü anlasan sen, ser verip sır vermesem yine ben.
Dudaklarım titrese, dişlerim birbirine vursa durmadan.
~Ne oldu deseler de ~Yok birşey diyecek kudretim olsa halen.
Ölsem de gam yemesem.. Ahh ölsem de gam yemesem seni gördüm ya ben!
Ve sana eğilip usulca;
~Bir fincan SEVDAn var mı? desem..Sonra "sana sırılsıklam" dönüp arkamı gitsem.
Ya da bunlar hiç olmasa yine bu sabah.. Seni hep içten içten, sessizce sevsem..Ahh sevsem.. 


İnstagram'dan takip etmek istersen; @perran_ca ..

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 



P.〽elisa..

..Perdeli ayaklarım beline dolanmış oturuyorum..

Bak yağmur yağıyor şehrime.
Oysa ben geçen yıl bugünlerde kaybettim şemsiyemi.
Hava boz bulanık ve soğuk.
Oysa ben sımsıcak bir yürekle düştüm yollara.
Hadi gel.. Uzat elini.. Oturalım loş odanın yalnız minderine.
Yek olsun yüreklerimiz. Sol baldırım, sağ bacağına değsin.
Ben kuşburnu içeyim, sen demlisinden bir çay.
Fonda hafif bir müzik, cama vuran utangaç damlalar..
Çay bardağını iki elimin avcunda döndüreyim.
Sonra.. Bitmesini beklemeden bir çırpıda dönüp kıvrılayım kucağına.
Şimdi yüz yüzeyiz bak!. Gördüğün bir çift göz, benimki.
Bu kadar yakından, bu kadar güzel olmayı nasıl başarabildiğini merak ediyorum..Nefesin ne kadar sıcak..Terlemişsin bir'az..Tıpkı cümlelerin gibi nefis kokuyorsun..
Perdeli ayaklarım beline dolanmış oturuyorum ben de öylece.
Elimde çay, kalbimde sen, nefes mesafende ben!.
~Neden ayakların perdeli? Diyorsun.
~Sen.. Diyorum.. Öylesine derinsin ki.. Eğer bir gün kapılırsam.. Eğer bir gün vurgun yersem.. İşte o vakit var gücümle karaya yüzebilmek için.
Sonra susuyoruz ikimiz de..Oda loştu hatırladın mı? Yağmur da yağıyordu hani.. Bi' de gözlerimiz birbirine bakıyordu.. Ve zaman..Durmaksızın akıyordu..Biz durmadık!... .. .


İnstagram'dan takip etmek istersen; @perran_ca ..

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 


P.〽elisa.. 

19 Mart 2015 Perşembe

..Bi'deliye ihtiyacim var musait misin?..

    İnsan belki de bazen olduğundan çok farklı davranabilmelidir. Tüm duvarlarını yıkmasa da, korunaklı zırhını sırtından çıkarıp, omurunu bir müddetliğine rahatlatabilir. 

    Kendini bir duruşa farkında olmadan adamışlığın inanılmaz yoruculuğunu, hiç tanımadığı birinden duyduğu "bir cümle" ile idrak ettiğinde ise durup bir düşünmelidir.
-Ben neden bu kadar kuşkucuyum. Hayır yani bazen de "öylesine" olamaz mı her şey? Ya da sonunu düşünmeden de yaşanamaz mı bazı şeyler. Biriyle dostluk kurmak neden bu denli zor ve ızdıraplı?.. Asıl sorun "ya giderse" ya da  "Tam da Ona bağlanırken giderse" midir kendi içinde..Bunları düşünüyorum şimdilerde..
   Bazen kendi içine öylesine hapsolursun ki farkına bile varmadan, ya da tamamen FARKINDA!..Aslında her ne kadar olduğun gibi olsan da, sen birinin eşi, birinin kardeşi, birinin annesi, bir diğerinin dostusundur.. ""Kendine kendinden kalan pek de bir şey yoktur aslında.."" Mesafeler senin en sevdiğin şeydir. Her şeyde risk alabilirken sen.. Ve inandıklarının uğruna ne gemiler yakabilmişken.. Tek bir şeyi beceremediğini farkedersin işte böyle zamanlarda; SEVMEK.. 

  Her şey kolaydır aslında.. Fakat sevmek tam bir kaos.. Bir mücadele.. Başlamadan bitecek bir düello gibidir adeta.. Ya hiç layığıyla sevilmediğinden, ya da herkese gereğinden çok değer verdiğinden vakt_i zamanında!.. Oysa ki aslında en iyi sen bilirsin ki; herkese hakkı kadarını verdiğin zaman bu en kalitel,i ilişkidir.İster arkadaş, ister yoldaş, ister evlat..

  Hep şöyle gelmiştir açıkcası bana; eğer seversem ki; gerçek bir sevgiden bahsediyorum burada.. Hani aynı hayat yolunda yan yana yürümek..Ne bir adım geriden, ne bir adım önden..Hani böyle bahsi geçince içinin Onunla dolması gibi.. Hani içinde bir şekilde dolmayan o isimsiz boşluğu alması gibi belki de.. Hani varolmayan kardeş gibi.. Hani evsiz bir garibin spor salonunda bir geceliğine yatabilmesi gibi.. Ya da iftar saati gibi yazın en uzun günlerinde.. Hani susuzluktan boğazının kuruduğu anda ezan sesini duymak gibi güçlü bir şey işte!.. 

  Demem o ki azizim; bugün yolun yarısına gelmiş bir İNSAN, bir KADIN, bir EŞ, bir ANNE olarak "bir cümle" ile farkettim ki; yeni biri yaşam kıyıma hasbel kader uğradımı afallıyorum.. Evet evet dürüstüm işte.. Afallıyorum.. Çünkü ben herkesle aynı mesafede güzel arkadaşlıklar kurabilirken, biri benden bir parça gibicesine kıyıma vurduğunda korkuyorum.. 

 Sözün özü; SEVMEK hiçbir kitapta ya da okuduğum hiçbir okulda öğretilmiyor insana!. Gelişi güzel sevmek gerek en alaylısından aslında!..Aklıselim bir DELİyseniz ve aslında kim olduğunuzu farkederse biri; O size sormadan, siz hazırlıklı olun cevaba.. Çalıştığınız yerden gelmesi umuduyla.. Ya da vazgeçtim.. Bi' kere de sınıfta kalalım.. Kalalım ki, bir'an NEFES alalım.. Belki bir Poyraz, belki de bir Lodos'ta.. Herbiri rüzgârın babası değil mi nasıl olsa!..

 Gitmeden bir sorum olacak sana; "Bi'deliye ihtiyacim var musait misin? "


P.〽elisa..


İnstagram'dan tüm fotoğraf ve yazılarımı takip etmek istersen: @perran_ca ya tıklamak yeterli olacaktır.. 

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim..

..Umut fakirin ekmeği..Ya tutarsa?!..

Ya su kesikse misal..
Ya sensizliğin teyemmümünde sıkışıp kaldıysa bu yürek..
Ya astığı yüreğin cebinden çalmışlarsa umudu..
Ya çıkarsa diye bi'bilet aldıysa bi'çocuk..
Ya hiç çıkmadıysa bi'amorti bile.
Ya çok sevdiyse misal..
Ya çok beklediyse bi'bankda..
Ya çok üşüdüyse..Ya #azizim ya hiç gelmediyse beklenen..
Ya bu hikâyeler bi'gün yiterse..
Ya ilham perisi giderse..
Ya bu film vizyona girmeden biterse..
Hadi git göle maya çal..
Umut fakirin ekmeği; ya tutarsa?!..


İnstagram'dan tüm fotoğraf ve yazılarımı takip etmek istersen: @perran_ca ya tıklamak yeterli olacaktır.. 

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 


P.〽elisa.. 

..Turuncu Hırka..

İstediğinde bir hırkanın içine saklanabilmelisin. Zira başka türlü baş edemeyeceğin bir hayatın içinde kaybolabilirsin. Bak yine herkes gidiyor..Bazıları ölerek, bazıları yaşaya yaşaya gidiyor. Her gün, her an gülemeyiz. Sürekli de ağlamak olmaz. Herşey tadında güzel. En güzeli de tadı damağında kalan anlar aslında. *Böyle paketi açılmamış bir bayram hediyesi gibi.
*Hani böyle bir bardak Baileys'i damağında gezindirirken içini gıdıklaması gibi. *Böyle karanlıkta arkadandan biri geliyor sanıp da Laaannn dercesine celallenip arkanı bi anda döndüğündeki cesaretin gibi.
* Iıuumm böyle hani nasıl anlatsam, bıraksalar durmadan sevişeceğin biriyle öpüşmeden burun buruna tüm arzunla direnmek gibi ilk karşılaştığında. 

*Böyle en sevdiğin yemeyi annenden güzel kimsenin yapamıyor olması gibi.
*Bi de böyle geceleri hayalini kurduğun ve kafana koyduğun birçok şeyi günün sarhoşluğunda unutuvermen gibi.
Hayat be azizim. Toplasan beş para etmez, dağıtsan savrulur gidersin.. Hepsi bu!.. 


İnstagram'dan takip etmek istersen; @perran_ca ..

Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 


P.〽elisa..

..Kahve Köpüğü..

Beni İnstagram hesabımdan takip eden kıymetli dostlarım iyi bilirler; #bikahveyadayarim bana ait ir tag.dir. Ne vakit bir kahve içsem, kendimi onun eşsiz tadı ve kokusuna teslim eder, kelimelerle dans eden ruhuma, kalemimle eşlik ederim.. 


 Ve bi'kahvenin köpüğü gibi taşsa da sevdan içimden..
Köprüsüz bi' pantolona kemer misali kifayetsiz kelimelerim.
Yazsam yazamaz olurum, çözsem kördüğüm.
İntiharı büyük bir suyun şelalesidir sessizliğim.
Belki de kör alfabesinde lâl bi'kadınım ben.
Belki de kimsenin duymadığı sekizinci notaydın sen.
Ve bi'kahvenin fincanı gibi kalsam da ardında.
Bu yaman his; çay bardağındaki rakı tadında..


Bu Espresso' yu Cafe Palas/ Erenköy' de içmiştim. Mekânın nezihliği kadar lavabosunun temziliği ve ürünlerinin tazeliği de beni cezbetmekte. Yalnız sigara kullanmayan biri olarak, içeriye kadar giren yoğun duman insanı ciddi anlamda rahatsız ediyor. Sanırım bu açıdan, bir çok mekân gibi sıkıntılı bir ortamı var. 

İnstagram'dan tüm fotoğraf ve yazılarımı takip etmek istersen: @perran_ca ya tıklamak yeterli olacaktır.. Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim.. 

P.〽elisa.. 

18 Mart 2015 Çarşamba

..Kaç tonda sevebilirsin beni?..

..Kaç tonda sevebilirsin beni?..
Gülüşün ne renk?
Öpüşün peki?
Ne renk akar gözyaşların.
Kederin ne renk mesela.
Peki ya neşen. Hah o ne renk?
Öfken misal?
Kaç tonda sevebilirsin beni?
Kaç tonda üzersin mesela.

Kaç ayrı tonda neşem olursun?
Hüznüm mavidir benim.
Gülüşüm leylak.
Öfkem kan kırmızı.
Gidişim siyah.
Doğuşum pembeymiş.
Ölüşüm bem beyaz.
Ne olur bari sen anla beni.
Bir'az..
P.〽elisa..



İnstagram'dan takip etmek için; @perran_ca

15 Mart 2015 Pazar

Yüzük..

Yüzük..
Birbiri üzerinde Haktır.
Var gücünle Çabalamaktır.
Yüzük..
En esaslı Emektir.
Kendinden fazla sevmektir.
Yüzük..
Günü gelince evlattır.
"Kırmızı yandı Dur!" dur.
Yüzük..
Seçimdir, geçimdir.
Buldunsa doğrusunu şansdır,
Ve Yüzük..
Alyansdır.
Onu parmağa değil,
Esas olan.. Yüreğe takmaktır.



Hadi kalın sağlıcakla..Sevgiyle..Umutla..


P.〽elisa.. 


14 Mart 2015 Cumartesi

Aslına bakarsan hayatta her şey daima içiçe..


  Şu hayat denen zorlu ama bi' o kadar da keyifli yolculukta aklına gelebilecek her şey içiçe..

Mesela hüzün ve neşe içiçe..
Bi' de umut ve umar var, onlar da içiçe..
Aslına bakarsan neye tutunsak içiçe..
Kadınla erkek misal,kâh ruhen, kâh bedenen hep içiçe..
Anne ile bebek mesela..Tanrım! işte bu en büyük mucize!Onlar da değil mi ya içiçe..
Hayat mesela..Hiç düşündün mü azizim?Hah.. 
Cidden ama böyle sabah kalkınca,
Ya da bir metroda tıklım tıkış giderken,
Veyahut hasbel kader oturacak yer bulmuşsan,
Kulağında kulaklık en sevdiğin müzikle,
Elinde yarıya yaklaştığın kitabın sana hayatı yarıladığını,henüz yarılamadığını ya da çoktan yarıyı da geçtiğini fısıldarken,
Düşündün mü Azizim sen hiç?

Ölümle yaşam bile..Ne tezat değil mi?!Ama onlar dahi hep içiçe..


  P.〽elisa.. 

Yüreği közden geçen herkes kestaneyi çok sever..

-Al.. Dedi adam..
-Bak! Bu en sevdiğin şey.. Ye sevdiğim.. 
Kadın duraksadı.. Koca bir tebessümle başını "minnet" anlamında hafifçe salladı.. Donmuş parmaklarıyla, adamın sıcacık elinden aldı kestaneyi.. Ve; -
Ahh.. Be adam.. Benim en sevdiğim şey; biraz anlayış. dedi.. "İçinden".. 
Ve el ele yürüdüler caddenin sonuna dek.. Sessizce.. Umutla.. Ve Sevgiyle..  P. elisa..

~Mathi...
~Efendim Dino..
~Neden kestane?
~Çünkü Dino.. Yüreği közden geçen herkes kestaneyi çok sever.. Çok dedim.. Çok; büyük bir kelimedir!..

Hayatın Kaçak Yolcuları' na..

    Öncelikle tüm okurlarıma MERHABA diyerek başlamak istiyorum.. Zira bu eşsiz kelime; "Size benden zarar gelmez." Anlamını taşımaktadır.. Yaşam kıyıma HOŞ GELDİNİZ..


    Aslına bakarsan hayat öyle bir şey ki azizim.. Ne bir dahaki sefere deyince denk geliyor, ne de kaçak bir yolcu misali kenarına asılınca.. Öyle ya da böyle hep bir kargaşa.. Soluğu ensende biten aynasızların telsiz sesleri kadar tüyleri ürperten bir edası olsa da ekseriyetle, biz yine de şükredenlerden oluyoruz Atadan aldığımız aidiyetle.. Ne vakit ki serpiliyoruz göğe doğru ve ne vakit ki bir BAŞAK'ın boynunu eğişiğinin, doluluğundan mütevellit oluşunun idrakına eriyoruz.. İşte o vakit ÖL.meye değil de, OL.maya doğru yürüdüğümüzün hafifliğiyle soluyoruz.Ve her günün aslında bir şekilde HAYR'ımıza olduğuna kanaat getiriyoruz.. Bilemiyorum benim işime öylesi daha yatkın belki de.. Neyse.. Öyle işte..

   Demem o ki azizim; herkese ve her şeye rağmen daima UMUT'a.. SEVGİ'yle..ŞANS'la..ŞÜKÜR'le ve HUZUR'la.. 

  

  Günümüz dün kadar nezih, yarın kadar afiyetli olsun.. Sevgi'm'le..


  P.〽elisa..