yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Nisan 2015 Pazar
..Sen gelmesen de, ben beklerim..
Oturdu kadın sahil kenarına.. Elinde makinesi, belinde her günkü serseri çantası.. Sordu kendine? Dedi; Neden gün batımına vurgunsun.. Sonra uzun uzun düşündü.. Kafasında Dino.. Yüreğinde Mathi.. Girdiler lafa.
~Mathi.
~Efendim Dino.
~Neden gün batımı?
~Çünkü Dino.. Her gün batarken, içine ata ata gidiyor diğer yarım küreye.. Bi'de ne var biliyor musun?
~Ne var Mathi?
~Ben.. Çok özlüyorum.. O gelemeyecek.. Gideceğim günü bekliyorum.. Ve her gün batarken O'nu yine göğe uğurluyorum..Ya da içime falan işte..
~Anladım Mathi.. Anladım.
14 Nisan 2015 Salı
~Bir fincan SEVDAn var mı?..
Çıkıp gelsem bir gün kapına.
Yosun koksa her yanım.
Ve yüreğimde bir hançer yarası, tuza bulanık.
~Denize düştüm ama yılana hiç sarılmadım.. desem.
Üşüdüğümü anlasan sen, ser verip sır vermesem yine ben.
Dudaklarım titrese, dişlerim birbirine vursa durmadan.
~Ne oldu deseler de ~Yok birşey diyecek kudretim olsa halen.
Ölsem de gam yemesem.. Ahh ölsem de gam yemesem seni gördüm ya ben!
Ve sana eğilip usulca;
~Bir fincan SEVDAn var mı? desem..Sonra "sana sırılsıklam" dönüp arkamı gitsem.
Ya da bunlar hiç olmasa yine bu sabah.. Seni hep içten içten, sessizce sevsem..Ahh sevsem..
P.〽elisa..
..Aşığım Sana Kusura Bakma..
19 Mart 2015 Perşembe
..Bi'deliye ihtiyacim var musait misin?..
İnsan belki de bazen olduğundan çok farklı davranabilmelidir. Tüm duvarlarını yıkmasa da, korunaklı zırhını sırtından çıkarıp, omurunu bir müddetliğine rahatlatabilir.
Kendini bir duruşa farkında olmadan adamışlığın inanılmaz yoruculuğunu, hiç tanımadığı birinden duyduğu "bir cümle" ile idrak ettiğinde ise durup bir düşünmelidir.
-Ben neden bu kadar kuşkucuyum. Hayır yani bazen de "öylesine" olamaz mı her şey? Ya da sonunu düşünmeden de yaşanamaz mı bazı şeyler. Biriyle dostluk kurmak neden bu denli zor ve ızdıraplı?.. Asıl sorun "ya giderse" ya da "Tam da Ona bağlanırken giderse" midir kendi içinde..Bunları düşünüyorum şimdilerde..
Bazen kendi içine öylesine hapsolursun ki farkına bile varmadan, ya da tamamen FARKINDA!..Aslında her ne kadar olduğun gibi olsan da, sen birinin eşi, birinin kardeşi, birinin annesi, bir diğerinin dostusundur.. ""Kendine kendinden kalan pek de bir şey yoktur aslında.."" Mesafeler senin en sevdiğin şeydir. Her şeyde risk alabilirken sen.. Ve inandıklarının uğruna ne gemiler yakabilmişken.. Tek bir şeyi beceremediğini farkedersin işte böyle zamanlarda; SEVMEK..
Her şey kolaydır aslında.. Fakat sevmek tam bir kaos.. Bir mücadele.. Başlamadan bitecek bir düello gibidir adeta.. Ya hiç layığıyla sevilmediğinden, ya da herkese gereğinden çok değer verdiğinden vakt_i zamanında!.. Oysa ki aslında en iyi sen bilirsin ki; herkese hakkı kadarını verdiğin zaman bu en kalitel,i ilişkidir.İster arkadaş, ister yoldaş, ister evlat..
Hep şöyle gelmiştir açıkcası bana; eğer seversem ki; gerçek bir sevgiden bahsediyorum burada.. Hani aynı hayat yolunda yan yana yürümek..Ne bir adım geriden, ne bir adım önden..Hani böyle bahsi geçince içinin Onunla dolması gibi.. Hani içinde bir şekilde dolmayan o isimsiz boşluğu alması gibi belki de.. Hani varolmayan kardeş gibi.. Hani evsiz bir garibin spor salonunda bir geceliğine yatabilmesi gibi.. Ya da iftar saati gibi yazın en uzun günlerinde.. Hani susuzluktan boğazının kuruduğu anda ezan sesini duymak gibi güçlü bir şey işte!..
Demem o ki azizim; bugün yolun yarısına gelmiş bir İNSAN, bir KADIN, bir EŞ, bir ANNE olarak "bir cümle" ile farkettim ki; yeni biri yaşam kıyıma hasbel kader uğradımı afallıyorum.. Evet evet dürüstüm işte.. Afallıyorum.. Çünkü ben herkesle aynı mesafede güzel arkadaşlıklar kurabilirken, biri benden bir parça gibicesine kıyıma vurduğunda korkuyorum..
Sözün özü; SEVMEK hiçbir kitapta ya da okuduğum hiçbir okulda öğretilmiyor insana!. Gelişi güzel sevmek gerek en alaylısından aslında!..Aklıselim bir DELİyseniz ve aslında kim olduğunuzu farkederse biri; O size sormadan, siz hazırlıklı olun cevaba.. Çalıştığınız yerden gelmesi umuduyla.. Ya da vazgeçtim.. Bi' kere de sınıfta kalalım.. Kalalım ki, bir'an NEFES alalım.. Belki bir Poyraz, belki de bir Lodos'ta.. Herbiri rüzgârın babası değil mi nasıl olsa!..
Gitmeden bir sorum olacak sana; "Bi'deliye ihtiyacim var musait misin? "
İnstagram'dan tüm fotoğraf ve yazılarımı takip etmek istersen: @perran_ca ya tıklamak yeterli olacaktır..
Kendini bir duruşa farkında olmadan adamışlığın inanılmaz yoruculuğunu, hiç tanımadığı birinden duyduğu "bir cümle" ile idrak ettiğinde ise durup bir düşünmelidir.
-Ben neden bu kadar kuşkucuyum. Hayır yani bazen de "öylesine" olamaz mı her şey? Ya da sonunu düşünmeden de yaşanamaz mı bazı şeyler. Biriyle dostluk kurmak neden bu denli zor ve ızdıraplı?.. Asıl sorun "ya giderse" ya da "Tam da Ona bağlanırken giderse" midir kendi içinde..Bunları düşünüyorum şimdilerde..
Bazen kendi içine öylesine hapsolursun ki farkına bile varmadan, ya da tamamen FARKINDA!..Aslında her ne kadar olduğun gibi olsan da, sen birinin eşi, birinin kardeşi, birinin annesi, bir diğerinin dostusundur.. ""Kendine kendinden kalan pek de bir şey yoktur aslında.."" Mesafeler senin en sevdiğin şeydir. Her şeyde risk alabilirken sen.. Ve inandıklarının uğruna ne gemiler yakabilmişken.. Tek bir şeyi beceremediğini farkedersin işte böyle zamanlarda; SEVMEK..
Her şey kolaydır aslında.. Fakat sevmek tam bir kaos.. Bir mücadele.. Başlamadan bitecek bir düello gibidir adeta.. Ya hiç layığıyla sevilmediğinden, ya da herkese gereğinden çok değer verdiğinden vakt_i zamanında!.. Oysa ki aslında en iyi sen bilirsin ki; herkese hakkı kadarını verdiğin zaman bu en kalitel,i ilişkidir.İster arkadaş, ister yoldaş, ister evlat..
Hep şöyle gelmiştir açıkcası bana; eğer seversem ki; gerçek bir sevgiden bahsediyorum burada.. Hani aynı hayat yolunda yan yana yürümek..Ne bir adım geriden, ne bir adım önden..Hani böyle bahsi geçince içinin Onunla dolması gibi.. Hani içinde bir şekilde dolmayan o isimsiz boşluğu alması gibi belki de.. Hani varolmayan kardeş gibi.. Hani evsiz bir garibin spor salonunda bir geceliğine yatabilmesi gibi.. Ya da iftar saati gibi yazın en uzun günlerinde.. Hani susuzluktan boğazının kuruduğu anda ezan sesini duymak gibi güçlü bir şey işte!..
Demem o ki azizim; bugün yolun yarısına gelmiş bir İNSAN, bir KADIN, bir EŞ, bir ANNE olarak "bir cümle" ile farkettim ki; yeni biri yaşam kıyıma hasbel kader uğradımı afallıyorum.. Evet evet dürüstüm işte.. Afallıyorum.. Çünkü ben herkesle aynı mesafede güzel arkadaşlıklar kurabilirken, biri benden bir parça gibicesine kıyıma vurduğunda korkuyorum..
Sözün özü; SEVMEK hiçbir kitapta ya da okuduğum hiçbir okulda öğretilmiyor insana!. Gelişi güzel sevmek gerek en alaylısından aslında!..Aklıselim bir DELİyseniz ve aslında kim olduğunuzu farkederse biri; O size sormadan, siz hazırlıklı olun cevaba.. Çalıştığınız yerden gelmesi umuduyla.. Ya da vazgeçtim.. Bi' kere de sınıfta kalalım.. Kalalım ki, bir'an NEFES alalım.. Belki bir Poyraz, belki de bir Lodos'ta.. Herbiri rüzgârın babası değil mi nasıl olsa!..
Gitmeden bir sorum olacak sana; "Bi'deliye ihtiyacim var musait misin? "
P.〽elisa..
Umutla.. Sevgiyle.. Git..tim..
16 Mart 2015 Pazartesi
..KAFKAOKUR..
Kafkaokur' da (instagram:@kafkaokur )bu ay Frida KAHLO ve DİEGO'su öne çıkıyor. Öylesine tutku dolu bir yaşam ki Onunkisi.. Ahh beni benden almıştır biyografisi oldum olası. Bir dergiyi seri halinde takip edemeyenlerdenseniz siz de ben gibi..Kafkaokur tam size göre biçilmiş kaftan kanımca.. Duyarlılığı konusunda da tam puan aldı benden. Zira göz yaşı ve rahmetle andığımız Özgecanımız'ı da tam sayfada "Papatyalar ölmez bay, öldürürler" sloganıyla anmışlar. Derginin içinde birkaç ruh haline aynı anda bürünmemeniz olanaksız gibi.. Kafka ve Milena'ya da kısaca değinen sayfalar cidden eşsizdi.Sabahattin Ali- Kürk Mantolu Madonna ve Oğuz Atay- Tutunamayanlar'dan da alıntılar yapılmış bu ay.. Kısaca dergi tam anlamıyla bir "DOZ AŞIMI" diyebilirim. Her yerde bulamadığını söyleyen okurlara rastladığım için belirtmek isterim ki; Nt Mağazaları ve Carrefoursalar' da daima bulabilirsiniz.. İşte böyle.. Ne diyorduk gitmeden; Sevgiyle..Umutla..
P.〽elisa..
İnstagram' dan takip etmek için; @perran_ca
14 Mart 2015 Cumartesi
Aslına bakarsan hayatta her şey daima içiçe..

Şu hayat denen zorlu ama bi' o kadar da keyifli yolculukta aklına gelebilecek her şey içiçe..
Mesela hüzün ve neşe içiçe..
Bi' de umut ve umar var, onlar da içiçe..
Aslına bakarsan neye tutunsak içiçe..
Kadınla erkek misal,kâh ruhen, kâh bedenen hep içiçe..
Anne ile bebek mesela..Tanrım! işte bu en büyük mucize!Onlar da değil mi ya içiçe..
Hayat mesela..Hiç düşündün mü azizim?Hah..
Cidden ama böyle sabah kalkınca,
Ya da bir metroda tıklım tıkış giderken,
Veyahut hasbel kader oturacak yer bulmuşsan,
Kulağında kulaklık en sevdiğin müzikle,
Elinde yarıya yaklaştığın kitabın sana hayatı yarıladığını,henüz yarılamadığını ya da çoktan yarıyı da geçtiğini fısıldarken,
Düşündün mü Azizim sen hiç?
Ölümle yaşam bile..Ne tezat değil mi?!Ama onlar dahi hep içiçe..
P.〽elisa..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



